Kötü Ruhların Kovalandığı Festival; Kukerlandia

Bulgaristan’ın Yambol kentinde her yıl ‘kötü ruhların kovulması’ ritüelinin canlandırıldığı bir maske festivali düzenleniyor: Kukerlandia. Yambol, Edirne içinden geçen Tunca Nehri’nin vadisi eteklerine kurulmuş, orta büyüklükte bir şehir. Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan sonra 120 kilometre. Yani sınırdaki işlemlerin ardından özel aracınızla yaklaşık 1,5 saat sonra Yambol’a varabilirsiniz.

“… Oldukça renkli gösterilere sahne olan Kukerlandia Festivali bu yıl geçmiş yıllara oranla erkene çekildi. Önceki yıllarda Mart ayının bir hafta sonunda düzenlenen festival bu yıl iki güne yayıldı ve Şubat ayının son Cumartesi ve Pazar günü olan 25 – 26 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Üstelik, Yunanistan’ın İskeçe (Xanthi) kentinde düzenlenen Maske Karnavalı ile aynı tarihe denk getirildi. Dolayısıyla Edirne ve çevresinde yaşayan birçok kişi, iki festival arasında kaldı. Ben, İskeçe’deki karnavalı daha önce takip ettiğim için ve Kukerlandia’ya gitmediğim için tercihimi Yambol’dan yana kullandım…”

  • 2015

Sabahın erken saatlerinden itibaren şehrin kuzey kısmında bulunan ve festival alanı olarak kullanılan ormanlık bölgede toplanan gruplar, festivalin de isim babalığını yapan ve ‘kuker’ adı denilen maskeler ve üzerlerindeki sayıca fazla çanlarla gösterilerini en iyi şekilde sunuyor.

Bir antik çağ geleneği olarak Trakya, Bulgaristan ve Yunanistan’da yaşayan Trak’lardan günümüze taşınan festival, baharın yaklaştığı günlerde ‘kıştan kalan kötü ruhları uzaklaştırma’ ritüeli taşıyor. Yambol Belediyesi tarafından düzenlenen karnavalda festival alanından geçişlerini tamamlayan gruplar, yaptıkları kombinleri festival jürisine beğendirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. El yapımı ‘kuker’ maskeler ve üzerindeki çanlarla gösterilerini sunan katılımcılar, Trak savaşçılarını temsilen giydikleri kıyafet ve çıkardıkları seslerin yanı sıra kemerlerine bağladıkları bakır ve bronz zillerin çıkardığı yüksek seslerle kötülük ve hastalıları kovacaklarına inanıyor. Havanın kararmasına yakın sona eren Kukerlandia Karnavalı’na Bulgarların yanı sıra Romanya ve Türkiye’de yaşayan vatandaşlar da büyük ilgi gösterdi. Karnaval alanının Tunca Nehri kıyısındaki ormanlık alanda yapılması, şehre bir kaso ve karmaşa yaratmadığı gibi araçlar için uygun otopark alanları yaratılması, festivali sorunsuz hale getirdi.

GELENEKLERİN YAŞATILDIĞI FESTİVAL

Festival süresince dilerseniz geçiş alanında grupların gösterilerini izleyebilir, dilerseniz festical alanında dolaşarak maskeli grupları fotoğraf çekebilirsiniz. Ayrıca festial alanına kurulan ve Bulgarların ‘kebabce’ dediği etlerden de yiyebilirsiniz. Büyük mangallarda pişen etlerin kokusu sizi epey cezbediyor. Et seçimi olarak dana, domuz ve tavuk seçenekleri mevcut. Ayrıca yanında dilerseniz patates kızartması, karışık turşu, kıvamı yoğun olan kuru fasulye de size tabaklar halinde servis edilebiliyor. Bizdeki tandır ekmeğini andıran ekmekleri önce zeytinyağına bandırıp daha sonra üzerine kimyon serpiştirerek ızgaralardan ısıtmaları ekmeğe ayrıca bir lezzet katıyor. Ayrıca bu yiyecek stantlarının yanında dilerseniz ev yapımı dilerseniz bandrollü beyaz ve kırmızı şarapların yanı sıra biralardan da tüketebilirsiniz.

Karnavalın tarihi ile ilgili N. Ataman’ın Kukerlandia ile ilgili açıklayıcı yazısını aynen aktarıyorum…

“Doğu Ortodoks Slavlarının kutladığı bir halk bayramıdır. Rusya, Ukrayna, Belarus ve birkaç Slav ülkesinde kutlanır. Maslanitsa Rusça ‘Tereyağı Haftası ‘ demek. Bu ismin verilmesi bu Bayram boyunca yapılan krep benzeri yemeklerin çoğunda tereyağı, süt ve yumurta olmasından dolayı… Ortodoks Hristiyanlarının Paskalya öncesi Lent adı verilen en yenmeyen özel dönemin başlangıcı öncesi başlayan bu Bayram aslında kış döneminin bitmesini belirten bir nevi güneş festival niteliğindeydi. Bu sebeple hala içi saman dolu güneş temsili eden kukla yakılır.”

Bir Cevap Yazın