Avrupa, en küçük ülkesinden en büyük ülkesine kadar keşfedilmeyi bekleyen, birbirinden leziz sokak lezzetleriyle dolu. Eğer siz de bir şehri benim gibi yürüyerek gezenlerden iseniz, ayaküstü atıştırmalıklar tam size göre. Hem de şehri yürüyerek keşfedebilir hem de oldukça uygun fiyata bir sokak arası lezzetiyle karnınızı doyurabilirsiniz.
Bir kenti yürüyerek gezmenin en güzel yanlarından biri de gör & tat işbirliğinin size harika alternatifler sunması. Sokak araları çoğu zaman güzel sürprizlerle doludur ve sizi bir sokak gurmesine dönüştürebilir.
İsterseniz cebinizde en lüks restorana gidecek paranız olsun ya da gittiğiniz restorandan yüklü bir hesap ödemiş ve buna değdiğini düşünerek kalkmış olun, bazen bir içecek parasına karnımızı doyurduğumuz sokak lezzetlerinin yerini hiçbir şey tutmaz. Özellikle turist olup da şehirde gezilecek onlarca yer varken her öğünü bir restoranda geçirmek her zaman mümkün olmayabiliyor…
İtalya’da karşınıza çıkacak bir Arancini‘nin ya da Danimarka’da atıştıracağınız bir Polse‘nin tadı uzun süre damağınızdan gitmeyecektir. Hollanda’da deneyimleyeceğiniz bir Kapsalon‘u ya da Bitterballen‘i, Almanya’da tadacağınız Currywurst‘u, Polonya’da tadına bakacağınız Zapiekanka‘yı unutmanız pek mümkün olmayabilir. Hatta Fransızların French Crep‘i, Belçikalıların Waffle‘ı, İtalyanların Cannoli‘si, sizi tekrar tekrar bu ülkelere sürükleyebilir.
İşte birbirinden leziz dünyaca ünlü gurme sokak lezzetleri:
1- Arancini (İtalya)

Haşlanmış safranlı risotto pirinciyle kaplı, erimiş parmesan ve jambonlu versiyonu olduğu gibi mozzarella ve kıymalı olanına da rastlanır. Sadece sokakta değil havalimanı ve feribotlarda da karşınıza çıkacak olan arancini, şekil olarak portakala benzediği için İtalyanca portakal anlamına gelen arancia’dan gelir. Galeta ununa bulanıp kızgın yağda pişirilen pirinç toplarının ana vatanı İtalya’nın Sicilya bölgesi…
2- French Fries (Hollanda)
Amsterdam sokaklarında yürüdüğünüz vakit coffee shop’lardan yükselen dumandan daha baskın bir koku varsa o da şüphesiz mis gibi patates kokusudur. Her köşe başında karşınıza çıkan patatesçilerin önünde uzun uzun kuyruklar olur. Karton külahlarda servis edilen patates kızartmalarının en zevkli anı hangi sos ile istediğinize karar verip kendinizi ve patatesinizi sosa bulamanız. Alsam mı almasam mı diye yürürken almadan geçerseniz pişman olmayın, nasılsa karşınıza hemen bir başkası çıkacak.
3- Waffle (Belçika)

Normal waffle türüne göre daha yumuşak ve pofuduk olan Brüksel waffle’ı, adını eski Fransızca’da bal peteği anlamına gelen wafla’dan alıyor. Erimiş çikolata, kremşanti ve meyve parçalarıyla yemen waffle, Belçika’da sokak lezzetlerinin başında geliyor. Brüksel usulü waffle, diğer waffle türlerine göre daha altın rengi bir hamura sahip ve karamelize şekerin verdiği gevrekliği de hissettiriyor. Dikdörtgen şeklindeki hamur, derin ve kare şeklindeki gözenekleriyle meşhur. Özellikle şehirde yaşayanlar için kahvaltı öğünü olarak tercih edilen waffle’ın ünü dünyanın dört bir yanında almış gidiyor.
4- Currywurst (Almanya)

Berlin’den başka hiçbir yerde aynı lezzette yiyemeyeceğiniz currywurst sosis, adından da anlaşılacağı gibi köri ve ketçap ile hazırlanıyor. 1949 yılından beri Almanya’nın en popüler sokak lezzetlerinden biri olan currywurst domuz etinden yapıldığı için, domuz eti tüketmeyenlerin dikkat etmesi gerekiyor. Yanında patates kızartması ya da baget ekmekte servis edilen sosis, Almanya’da her yıl 800 milyon adet tüketiliyor. En popüler olduğu şehirler ise başta Berlin ve sonra Hamburg. Dilimler halinde kesilen sosisi kürdanla yemek en çok tercih edilen tüketim şekli.
5- Polse (Danimarka)

Danimarka’da adım başı rastlayabileceğiniz bu sosislilere polse adı veriliyor, Danimarkalıların geleneksel fümelenmiş sosislilerine verilen ad aslında. Ekmek arasında hardalla servis edilen sosisli, kaynatılarak ya da kızartılarak yapılabiliyor. Sosisin ucu ekmeğin her iki tarafından da taşacak şekilde yerleştirilen polse salatalık turşusu, soğan ve çeşitli soslarla tüketiliyor. Görüntüsü oldukça iştah açıcı olan bu sosisli, Danimarka’nın ikonik yiyecekleri arasında yer alıyor.
6- Kapsalon (Hollanda)

Flemenkçe’de kuaför / berber anlamına gelen Kapsalon; patates, döner, peynir, salata ve sosun aynı tabakta sistematik sıraya dizilişi sonucu servis ediliyor.
7- French Crep (Fransa)

Paris’e gittiniz ve bir tarafta lüks menülerin olduğu ödüllü restoranlar bir taraftaysa sık aralıklarla burnunuza çalınan krep kokusu.. Elbette sokakta gördüğünüz bu krepçilerden birine şans verip, bu geleneksel lezzeti deneyimlemeniz gerekli. Her öğününüzü bir restoranda yemek yerine sabah kahvaltısını gitmek istediğiniz müze yolunda aradan çıkarabilirsiniz. Birçok konuda olduğu gibi sokak yiyecekleri konusunda da Paris’in standartları diğer şehirlere göre daha yüksek. Nutella eşliğinde krepinizi afiyetle yerken Paris’in tadını çıkarmak bu olsa gerek.
8- Piadina (İtalya)

Lavaşın arasına domates sosu, İtalya’ya özgü peynirlerden herhangi biri ya da daha fazlası dilimler haline eklenir ve üzerine kekik serpiştirilir. İçerisine isteğe göre humus, soğan ve domates de ilave edilir. Sıcak servis edilir.
9- Souvlaki (Yunanistan)

Domuz etiyle yapılan ancak tavuklusu da olan, şiş kebaba benzeyen çok yağlı ancak çok lezzetli yemek. Selanik’te, Şimdi gitsem ancak dolanarak bulabileceğim bir sokakta yan yana küçük dükkanların önüne konmuş tahta masalarda souvlaki servisi yapılıyor. Yayıyorlar masaya gazeteyi, ortaya bir yağlı kağıt, üzerine tepeleme kızarmış patates ve yanında da bira…
10- Döner (Türkiye)

Dürüm ya da tandır ekmeklerinin tezgaha yayılarak önce ısıtılan ekmeğin uzun tarafına koyulur ve üzerine bolca patates kızartması yayılır. Sonra üzerine bolca kaşar rendesi ve tercihe göre sos ve garnitür. Dürümün tost makinesinde izleri çıkıp kaşar eriyene kadar tutulması ise püf noktası.
11- Bitterballen (Hollanda)

Minik toplar halinde kızartılmış bir şekilde servis edilen Bitterballen, kıyılmış dana eti, un, tereyağı, köri tozu ve havuç rendesinden oluşuyor. Ağızda dağılan bir tadı var ve sıcakken yenmesi tavsiye ediliyor. Bira ile uyumu ise mükemmel.
12- Zapiekanka (Polonya)

İlk başta pizzaya benzer görünümü ile dikkat çekse de açık tosta benzetenler de olabilir. Uzun baget ekmeğinin bir yarısına, tercihe göre tavuk, salam, jambon, kaşar peyniri ve çeşitli sebzelerin konulduğu bu sokak arası lezzete dilerseniz çeşitli soslar da ekleyebilirsiniz. Bir minik not: Soğuk Savaş döneminde kapitalist ülkelerden gelen her şeyle birlikte pizza yemenin de yasaklanmasıyla ona ikame olarak Zapiekanka üretilmeye başlanmış.
13- Cannoli (Sicilya)

Kızartılmış, içerisine tatlı ve İtalyan lor peyniri olan ricotta doldurulmuş ve tüp gibi biçimlendirilmiş hamurdan oluşan bu lezzete dilerseniz kıyılmış Antep fıstığı içi, yarı tatlı çikolata parçaları ve şekerlenmiş narenciye kabuklarından oluşan ricotto peynir eritmesi de ekletebilirsiniz.
14- Focaccia (İtalya)

Kıtır ekmek diye tabir edebileceğim bu İtalyan lezzetinin en büyük özelliği zeytinyağında pişirilmesi. Peynirlisi de var, domateslisi de, patlıcanlısı da, biberlisi de. Pizza hamurunu andıran bir hamurdan yapılan Focaccia’ları İtalya’da birçok köşe başında bulabileceğiniz Focacceria’larda satın alabilirsiniz. Kahvaltı niyetine tavsiye edilir. Fiyat; 0,80 Euro
15- Pleskavitsa (Sırbistan)

Balkanların klasik lezzeti Pleskavitsa için hamburgerin atası desek yanılmış olmayız. Eski Yugoslavya’nın tüm bölgelerinde yapılan bir çeşit köfte olan Pleskavitsa, oldukça yağlı bir kıymadan yapıldığı için bir o kadar da lezzetlidir. Sırbistan’da daha yaygın olan Pleskavitsa’yı iyi yapan yerlerde etin kıyması satırla çekilir. Dolayısıyla et daha sulu ve leziz olur.
16- Islak hamburger (Türkiye)


