Adını, çevresindeki şifalı su ve kaplıcalardan alan 1200 nüfuslu Mineralni Bani, sınır ötesi işbirliği projeleri ile baştan yaratılıyor.
Edirne’nin Bulgaristan’daki dört kardeş şehrinden biri olan (Diğer üçü; Kırcaali, Smolyan ve Yambol) Haskovo‘ya 18 kilometre mesafede bulunan ve adını, çevresindeki şifalı su ve kaplıcalardan alan Mineralni Bani, Bulgaristan’ın yeni çekim merkezlerinden biri olmaya aday.
Nüfusun 1200 olduğu bu şirin kasaba, Avrupa Birliği projeleri sayesinde büyük bir gelişim gösteriyor. Son 5 yılda 50’nin üzerinde projenin uygulandığı Mineralni Bani’de sınır ötesi işbirliği projeleri sayesinde kasabaya çok sayıda otel, park ve müzenin yanı sıra altyapı hizmetleri ve yürüyüş yolları da kazandırılıyor.

Osmanlı döneminde adı Meriçler olan ve daha sonra çevresindeki şifalı su ve kaplıcalar nedeniyle Mineral Banyo olarak anılmaya başlayan Mineralni Bani, Edirne’ye yaklaşık 105 kilometre mesafede bulunuyor. Kapıkule Gümrük Sahası‘ndan sonra ortalama 1 – 1,5 saatte ulaşılabilecek konumda bulunan 1200 nüfuslu kasabada Türkler ağırlıklı olmakla birlikte Bulgarlar, Pomaklar ve Çingeneler bir arada huzur içinde yaşıyor.

Mineralni Bani, 12 köyün de idaresinin yürütüldüğü bir kasaba. Belediye Başkanlığını, Mümin İskender‘in yaptığı bir de belediyesi bulunuyor. Köylerle birlikte nüfusu 7 bin 500’e ulaşan Mineralni Bani’nin en büyük geçim kaynağı ise turizm.
1989 göçü sonrası popülerliğini yitiren ve sonraları giderek köhne bir yerleşim yerine dönüşen Mineralni Bani, son 5 yılda yeniden ayağa kalkıyor. Bu hızlı değişimin baş mimarı kasabanın konuksever Belediye Başkanı Mümin İskender’in girişimleri sonucu başlatılan Avrupa Birliği projeleri. Öyle ki 1200 nüfuslu belediye son 5 yılda 50’nin üzerinde Avrupa Birliği projesine ortaklık yaparak büyük bir gelişim gösterdi.

ŞEHRİN YÜZDE 80’İ AB PROJELERİ SAYESİNDE YENİDEN TASARLANDI
Çoğunlukla Türk ve Yunan belediyeler ile yapılan ortaklıklar sayesinde Mineralni Bani’de bugün 15 otel, 6 restoran, 1 müze 1 teraryum, 3 park, 6 yürüyüş ve 1 de yaya yolu bulunuyor. Projeler sayesinde kasabadaki kaplıca ve şifalı sular da kullanıma uygun hale getirilirken kasabanın altyapısı da tamamen elden geçirilerek modern bir yapıya kavuşturuldu.

Belediye Başkanı Mümin İskender şimdiye kadar Türkiye’den Kırklareli ve Süloğlu belediyeleri ile ortaklıklar yaptıklarını ve bundan sonra daha çok ve daha büyük projelere imza atabileceklerini söylüyor.

Mineralni Bani’de ağırlık olarak spa ve kaplıca turizmi yapılsa da kasaba arkeolojik açıdan da büyük zenginlik sunuyor. Ayrıca av turizmi için de çeşitli çalışmaların yapıldığı kasabada, 2 adet 5 yıldızlı otel de açılmayı bekliyor. Belediye Başkanı Mümin İskender, ayrıca 2 yeni 5 yıldızlı otelin de şu an proje aşamasında olduğunu belirterek, bu tempoda gittikleri takdirde Mineralni Bani’yi 1989 öncesindeki popülerliğine döndürebileceklerini ifade ediyor.

KASABA 1989 ÖNCESİ POPÜLERLİĞİNE DÖNÜYOR
İskender, 1989 öncesi Mineralni Bani’ye sadece Bulgaristan’dan değil, Orta Avrupa’dan da çok sayıda turistin gelerek günlerce konakladığın belirtiyor. “1989 olayları, giderek bozulan ekonomi, Bulgaristan nüfusundaki azalma, Bulgaristan’daki gençlerin iş imkanı nedeniyle Avrupa’ya göçmesi gibi nedenlerden ötürü son 25 – 30 yılda Minaralni Bani giderek popülerliğini yitirdi ve köhneleşerek bir köy haline büründü” diyen Mümin İskender, uyum içinde yürüttükleri çalışmalar sonucu son 5 yılda büyük bir atılım gösterdiklerini, Avrupa Birliği fonları ile de Mineralni Bani’yi yeniden tasarladıklarını belirtiyor. Önümüzdeki 10 yıl içinde, konaklayan turist sayısını tıpkı eski günlerdeki gibi 2 binin üzerine çıkarmayı hedeflediklerini kaydeden İskender, “Türk, Bulgar, Pomak ve Çingenelerin ortaklaşa yürüttüğü yaşam, kasabanın ruhuna da yansıyor. Huzur ve hoşgörü, belediyemizde de mevcut ve herkes işini severek büyük bir bilinçle gerçekleştiriyor. Hal böyle olunca bu huzur ve hoşgörü, kasabamızın da gelişim göstermesinde önemli bir etken haline geliyor” diyor.

