Belçika’da Batı Flandra ilinin başkenti. Orta Çağ’dan kalma mimarisi, değişik çikolataları, rahibe işi dantelleri, kanalları ve Belçika birası…
Collin Farrell‘in başrolünü oynadığı ‘In Brugge’ filminin çekim sahnelerini gören bir turist, ilk başta yerel bir Belçika film setinin içinden geçtiğini düşünüyor ve hızlıca oradan uzaklaşıyor. Ancak daha sonraları film afişini gördükten sonra filmi izliyor ve işte o zaman farkına varıyor nasıl bir filmin sahnelerine şahit olamadığını: In Brugge…
İzlemeyenler vardır belki, 2008 İngiliz yapımı olan Martin McDonagh’ın yönettiği film, Brugge’e gitmeden önce ve gittikten sonra olmak üzere iki defa izlenmeli. Neyse film detayına pek girmeyeyim ama ana konu; ölmeden Brugge’ün görülmesi gerektiği.
Bir kere şehre bir bilgisayar oyununun intro’sundaymış hissiyle giriyorsunuz. Bu kesin. İçine adım attığınızda bir tek, ‘Cennete hoş geldiniz’ yazısı eksik. Kasvetli havasına rağmen o anda her şey çok lirik ve çok tanrısal ki… Sanki bir sis yığını arasından yavaş yavaş görünür hale geliyormuş gibi hissediyorsunuz. Boşuna ‘Kuzeyin Venedik’i dememişler. Şehirde birçok kanal mevcut. Hatta öylesine mevcut ki Brugge’lüler kanallarda bot ile seyahat edebilme lüksüne sahip.





























































































