Edirne’nin bölgesel lezzetlerinden biri olan papaskarası üzümünün lezzetli mi lezzetli şaraba dönüştüğü Uzunköprü‘nün Yeniköy bağlarında bağbozumları, sarı baharın da habercisi. Hep bir elden gerçekleştirdikleri bağbozumunu adeta bir festival tadında yaşayan Yeniköylüler, kısa bir aradan sonra tekrar bağlarını bölgesel papaskarası üzümleriyle dolduruyor.
Antik çağlardan günümüze kadar uzanan bir gelenek olan ve başta Yunan mitolojisi, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi olmak üzere birçok kitapta bahsi geçen Trakya’daki bağbozumları Eylül’ün ilk haftası itibariyle başlıyor. Rüzgâr, kar ve yağmurun binlerce yılda nakış gibi işlediği benzersiz bir coğrafya olan Trakya toprakları, iklim yapısı başta olmak üzere birçok nedenden ötürü yıllardır emsalsiz üzümlerin yetişmesine ve bu üzümlerin şarap olarak sofralara ulaşmasına öncülük ediyor.
Eylül ayının yaklaşmasıyla birlikte ülke genelinde başlayan bağbozumları Trakya’da da tatlı bir telaşla devam ediyor. Trakya’nın çeşitli bölgelerinde bağ sahibi olan üreticiler, yoğun bir şekilde başlattıkları üzüm hasadını ay sonuna kadar sürdürecek. Uzun ve emek isteyen bir süreç sonrası bağlardan sofralara uzanan üzümlerin en güzel öykülerinden biri de, 2008 yılında alınan karar sonucu mahalle statüsüne dönüştürülen Uzunköprü’ye bağlı Yeniköy’de yaşanıyor.

Yeniköy’de bağbozumu festival tadında yaşanıyor
Uzun yıllar geçimini bağcılıkla sağlayan Yeniköylüler, genci yaşlısı hep bir elden gerçekleştirdikleri bağbozumunu adeta bir festivale dönüştürüyor. Aile bireylerinin sabahın erken saatlerinde bağlara giderek üzüm toplamasıyla başlayan tören daha sonra köyün mesire yerlerinden biri olan ve 3 asırlık meşe ağacının da bulunduğu Arnavut Çeşme denilen bölgede şarkılar ve türküler söylenerek yapılan piknikle devam ediyor.
Bağlardaki üzümler, büyük bir özenle salkım salkım toplanarak önce kovalara daha sonra da traktör römorkuna yükleniyor. Yeniköylü Coşkun Şentürk, üzümlerin toplanmasının önemine dikkat çekerek, ‘Bu işlem, üzümün seneye tekrar çıkabilmesi için büyük bir dikkat gerektiriyor’ diyerek üzümlerin gelişigüzel değil, büyük bir titizlikle toplanması gerektiğini vurguluyor.
Bağlarda akşam saatlerine kadar devam eden toplama işleminin ardından üzümler, özel bir makineyle salkımlarından arındırılıyor. Coşkun Şentürk, üzümün Yeniköylüler için çok özel bir meyve olduğunu belirterek ‘Daha önceleri buralarda herkesin bağı vardı ancak yıldan yıla azalsa da bölgede hala binlerce dönüm üzüm bağı mevcut’ diyor.

Vali Fahri Yücel’i unutamıyorlar
Coşkun Şentürk’ün ağabeyi Sadi Şentürk de Yeniköy şarabının marka hala gelmesinde, Edirne’nin eski valilerinden merhum Fahri Yücel’in büyük emeğinin olduğunu vurguluyor. 2005 yılından önce bölgede binlerce dönüm ‘papaskarası’ üzümlerinden oluşan bağların olduğunu ifade eden Sadi Şentürk, “Lafı açılmışken şunu da belirteyim; Papaskarası üzümü bu yöreye ait bir üzüm çeşididir” diyerek papaskarası üzümüne ayrı bir dikkat çekiyor.
Yasalara göre ticari amaç olmaksızın üzerine kayıtlı bağları olanlar yılda 350 litreye kadar şarap üretebiliyorlar. Bu hakkı Yeniköy’de bağı olan hemen hemen herkes kullanıyor. Yasalar değişmeden önce bu ev yapımı şaraplarla ilgili yarışmaların festivallerin olduğu biliniyor.
Merhum Vali Fahri Yücel’in önerisi ve destekleriyle papaskarası ekili bağların bir bölümüne merlot, cabernet, sauvignon, Şiraz gibi üzüm çeşitleri eken Yeniköylüler, altın değerindeki bu tavsiyenin faydasını daha ilk hasatta görüyor. Bağlardaki üzüm çeşidinin zenginleşmesiyle kupaj olarak üretilen şaraplar, büyük firmaların dikkatini çekince Yeniköy’ün kaderi de değişiyor. İlk etapta köye kurulan bir şarap atölyesi işleri giderek büyütüyor ve yılda bin ton şarap şişeleyecek konuma ulaşınca atölyeden fabrikaya dönüşüyor. Özellikle yatırımın Şarköy bölgesine yapan ünlü şarap firmaları da buradaki bağlardan üzüm talep edince köydeki bağcılık tekrar canlanıveriyor. Sadi Şentürk, “Şimdi sayısını tam olarak bilemiyorum ama onlarca şarap markası Yeniköy’deki bağlardan üzüm talep ediyor” diyor.

Papaskarası yeniden diriliyor
Şimdi de, farklı üzüm türlerinden üretilen şarapların tüketici tarafından daha sık tercih edilmesi nedeniyle tek tip üzüm yetiştirmekten vazgeçen ve bu doğrultuda papaskarası üzümü ekili bağ sayısının azalması tehlikesiyle karşı karşıya kalan Yeniköy’de son iki yıldır verimsiz geçen bağbozumları bu yıl tekrar canlanıyor. Hem de papaskarası üzümü ekili bağların artışıyla…
Yeniköy, Kırcasalih, Aslıhan ve Şerbettar (Şaraplar) köylerinin bulunduğu aksta rüzgâr sirkülasyonunun etkisiyle şaraba ekstra bir lezzet katan papaskarası Yeniköy bağlarında yeniden diriliyor. Tanenleri yumuşak olan ve şaraba canlı bir kırmızı renk veren papaskarası üzümü, Yeniköy bağlarında uzun bir aradan sonra tekrardan hayat bulmaya başlarken şarap tadımcıları ise orta gövdeli, canlı asiditeli, damakta orta kalıcılıkta tat bırakan papaskarasının şarapçılık sektörü için çok önemli bir üzüm çeşidi olduğunu vurgulamadan edemiyor.








